BORSA
BIST 100 13.687,86 %0,63
Altın 6.135,75 ₺/gr %0,02
Bitcoin $63.840 %0,91
Dolar 47,40 ₺ %0,04
Euro 54,09 ₺ %0,11
Sterlin 63,08 ₺ %0,12
Gümüş 87,63 ₺/gr %0,65
Ethereum $1.901,96 %1,33
İsviçre Frangı 58,01 ₺ %0,27
Kanada Doları 33,65 ₺ %0,17
Avustralya Doları 32,96 ₺ %0,26
Japon Yeni 0,00 ₺ %0,00
Suudi Riyali 12,63 ₺ %0,04
BAE Dirhemi 12,91 ₺ %0,07
Rus Rublesi 0,60 ₺ %0,04
Çin Yuanı 7,00 ₺ %0,05
İZMİR 32°C 6.135,75 ₺/gr 47,40 ₺ 54,09 ₺
Anasayfa Siyaset İzmir solundan MESEM çıkışı: Eğitim değil, sömürü projesi!

İzmir solundan MESEM çıkışı: Eğitim değil, sömürü projesi!

2016 yılında hayata geçirilen ve kamuoyunda sık sık iş cinayetleriyle gündeme gelen Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) uygulamasında, 2025 yılı içerisinde toplam 16 çocuk yaşamını yitirdi. Uygulamaya yönelik tepkiler sürerken; HKP, TKP ve TİP İzmir İl Başkanları konuya ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

0Yorumlar
İzmir solundan MESEM çıkışı: Eğitim değil, sömürü projesi!

ÖMER FARUK ALTIN/EGE’YE BAKIŞ – Son yıllarda Türkiye’de iş cinayetleriyle gündeme gelen Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) uygulamasında bu yıl toplam 16 çocuk yaşamını yitirirken, konuya ilişkin tepkiler artarak sürüyor; geçtiğimiz hafta Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in Mesleki Eğitim Zirvesi’nde MESEM’i protesto eden 16 TİP’li öğrencinin tutuklanması ise tartışmaları daha da derinleştirdi.

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) İzmir İl Başkanı Tacettin Çolak, Türkiye Komünist Partisi (TKP) İzmir İl Başkanı Tuğçe Sezen Gedik ve Türkiye İşçi Partisi (TİP) İzmir İl Başkanı Orhan Kiper, MESEM uygulamasının çocuk emeğini sömürdüğü ve Türkiye’de insanların yoksullaştırılması sonucunda bu tür uygulamalara ailelerin mecbur bırakıldıklarını dile getirdiler.

"MESEM'E BAKTIĞIMIZDA, ÖĞRENCİLERİN SANAYİDE HARCANMASI OLARAK GÖRÜYORUM"

Halkın Kurtuluş Partisi İzmir İl Başkanı Tacettin Çolak, kendisinin endüstri meslek lisesi çıkışlı olduğunu ve onun mezun olduğu senede de öğrencilere meslek öğretmek için bu tür uygulamaların hayata geçirildiğini ancak MESEM ile o uygulamalar arasında çokça fark olduğuna değindi.

Çolak şu ifadeleri kullandı:

“Ben kendim de endüstri meslek lisesi çıkışlıyım. 80’de mezun oldum. Bizim meslek lisesinde okuduğumuz dönemde okul–sanayi ortaklaşa OSANOR diye bir proje başlatılmıştı. Haftanın üç günü sanayiye gider, iki gün teorik ders görürdük. Ama şimdiki MESEM ile OSANOR projesi arasında dağlar kadar fark var. O zaman bir mesleği gerçekten öğrenirdik. Herhangi bir iş gücü sömürüsü yoktu. Tam tersine, asgari ücretin üçte biri oranında bize ücret verirlerdi.

Şimdi MESEM’e baktığımızda, bunu tamamen meslek liselerindeki öğrencilerin sanayide harcanması olarak görüyorum. Aslında gerçekten sınırları belli olan, iş sağlığı ve güvenliği kurallarının tamamen hayata geçirildiği ve gerçek anlamda meslek öğretme koşullarının sağlandığı bir uygulama yararlıdır. Aldığınız teorik bilgiler yetmez. Ayrıca ülkenin yetişmiş teknik elemana da ihtiyacı var. Fakat Türkiye’deki uygulanışı bu şekilde değil”

"İŞ GÜVENLİĞİ ÖNLEMLERİ ALINMADAN ÇALIŞTIRILIYOR"

MESEM’in uygulamasının çocukları işverenler için ucuz iş gücü haline getirmesine tepki gösteren Çolak, “MESEM’de önüne gelen yere öğrenci gönderilebiliyor. Arabamı oto sanayiye bakıma götürüyorum; küçücük bir atölyede 10 tane öğrenci çalışıyor. Sohbetlerimiz oluyor; ücret falan verdikleri de yok, çalışma saatleri de belirsiz. Normal iş yasasına göre günlük 7,5 saat olan çalışma süresi, yaşları 18’in altında olan öğrencilerde bile 14–15 saati buluyor. Böyle bir denetimsizlik söz konusu. Ayrıca iş güvenliği önlemleri alınmadan çalıştırılıyorlar. Bunun sonucunda da 85 tane genç hayatını kaybediyor. Neden böyle oluyor? Tamamen denetimsizlikten, keyfilikten ve hükümetin, MESEM’i işverenlere ucuz iş gücü sağlayan bir araç haline getirmesinden. Bu son derece yanlış. Bu şekilde gençler de zaten bir şey öğrenemiyor. Bir de denetlenmiyor: MESEM’den kursa gönderilen öğrencilerin çalıştığı işletmelerin düzenli olarak denetlenmesi lazım. Bu, teorik olarak var ama pratikte işlemiyor. Pratikte işlemeyen bir uygulamanın teoride olmasının hiçbir anlamı yok” ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE'DE İNSAN HAYATI AKP DÖNEMİNDE HİÇE SAYILIYOR"

AKP’nin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın işvereni rahatlatacak politikalar uyguladığını belirten Çolak, sözlerini şu ifadelerle noktaladı:

“AKP’liler geldiklerinde işçi sağlığı ve iş güvenliği yönetmeliğinin adını bile değiştirdiler; “iş sağlığı ve iş güvenliği” dediler. İşçiyi attılar. Kendilerinin değiştirdikleri adla bile söylesek, bu kurallara uyulmuyor. Geçtiğimiz yıllarda bizzat Tayyip Erdoğan’ın kendisi, “Talimat verdim, işverenleri fazla sıkıştırmayın” diyen adam. Devletin başındaki birinin sokak kabadayısı edasıyla böyle laflar etmesi, işverenler açısından da rahatlama sağlıyor. Adam, “Bu öğrencinin başına bir şey gelirse ben sorumlu olurum” diye korkmuyor yani. Olan da gencecik öğrencilere oluyor. Maalesef Türkiye’de insan hayatı, AKP döneminde hiçe sayılıyor”

Tugay'ın eylemlere yönelik sözlerine TKP'den tepki: İşçi mücadelesine laf  atmak, halk düşmanlığıdır - İz Gazete - İzmir Haberleri - Son Dakika  Haberler

"MESEM İLE ÇOCUKLAR PATRONLARIN KÂR HIRSINA YEM EDİLİYOR"

Türkiye Komünist Partisi İzmir İl Başkanı Tuğçe Sezen Gedik ise, konuşmasında eğitimin cemaat ve tarikatların ardından şimdi de patronların kâr hırsına yem edildiğini dile getirerek, “Türkiye’de eğitim uzun yıllardır giderek piyasaya terk ediliyor. Devlet okullarının imkânları kısılıyor, tarikat ve cemaatler de eğitimin içine daha fazla giriyor. Gelinen süreçte MESEM’le birlikte çocuklar bir de patronların kâr hırsına yem edilir oldu. Bir yılda 85 tane çocuk iş cinayetlerinde öldü. Biz en çok iş cinayetleri olduğunda canımız yanıyor ve konu gündeme geliyor; bu da elbette çok önemli bir boyut. Çocuklar, okulda olmaları gereken saatlerde ağır işlerde çalışmak zorunda kalıyor” diye konuştu.

"AİLELER ÜÇ KURUŞ PARAYA MUHTAÇ OLDUKLAR İÇİN MESEM'E YOLLUYORLAR"

Ailelerin içinde bulundukları ekonomik koşullardan dolayı çocuklarını MESEM’e yollamak zorunda bırakıldığını dile getiren Gedik, şu ifadeleri kullandı:

“Ama işin bir de başka boyutları var. Meclis’te stajyerlerin yaşadıkları sorunlar gibi… Tacize uğruyorlar, fuhuş çetelerinin eline düşürüyorlar; çok ağır mobinge, hakarete ve şiddete maruz kalıyorlar. Ve bakıyorsunuz, MESEM konuşulduğunda ya da cemaat ve tarikatların eğitime sızması gündeme geldiğinde, bakan canhıraş buraları savunuyor. “Siz tarikat, cemaat diyorsunuz ama onlar kamu yararına çalışan vakıflar” diyor bakan. Ama kamu yararına çalışan vakıf dediğiniz yerlerde çocuklar tacize ediliyor, tecavüze maruz bırakılıyor, bir karanlığa itiliyor ve intihar ediyor. Öbür taraftan bakanın çocuğu özel okullara gidiyor; bunu sorduğunuzda da “Herkesin çocuğunu istediği yere gönderme özgürlüğü var” diyorlar. Çocuğunu MESEM’e yollamak zorunda kalan ailelerin de elbette bir özgürlüğü var, ama o özgürlüğü karşılayacak paraları yok maalesef. O çocuğun eve getireceği üç kuruş paraya muhtaç oldukları için çocuklarını MESEM’e yolluyorlar”

"BU ÇOCUKLARIN AKADEMİK OLARAK BAŞARILI OLAMAMALARI İÇİN DE ÇABA SARF EDİLİYOR"

Gedik, Milli Eğitim Bakanlığı’nın konuşmasının sonunda çocukların akademik olarak başarısız olmaları için bir çaba sarf ettiğini dile getirerek, Türkiye’nin mesleki eğitim meselesinin çok uzağında kaldığını belirtti.

Gedik, konuşmasını şu ifadelerle noktaladı:

“Benim de çevre MESEM’e giden çocuklar var. Onlarla konuştuğumuzda bu çocukların üniversite hayalleri yok. Bunun iki nedeni var birincisi, yaşadığı şehirdeki üniversiteyi kazanacak yeterlilikte görmüyor kendini ve ailesinin onu başka şehre yollayacak maddi durumu yok. Ve ben üniversite okuyamayacaksam elimde bir mesleğim olur diye bakabiliyor. Şimdi sosyalist bir düzende biz de  daha erken yaşlarda çocukların mesleki eğitim alması ve kendi becerilerini keşfederek bir meslek alanında yoğunlaşmaları için gerekli adımlar atılmalı muhakkak ama bugün niyet bu değil. Bugün patronların ucuz iş gücü ihtiyacını karşılamak için uygulanan bir sistem var ortada. Haftada bir gün okula gitmek bu çocukların akademik olarak da başarılı olamamaları için de bir çaba sarf ediyor Milli Eğitim Bakanlığı. Bu kadar küçük yaşta bu işle hemhal olmak bir beceri katıyordur mutlaka ama bir teraziye koyduğumzda bu işin en görünmez ve önemsiz bir kısmı kalıyor. Mesleki eğitim meselesi oturup tartışılabilir evet ama bugün bu meselenin çok uzağındayız. Bu düzende tartışılması gereken şey ortadaki niyet ve patronların kâr hırsı ve bu çocukların geleceği yönelik umutlarını sömürmek için bir mekanizma oluşturulmuş durumda”

"AİLELER ÇOCUKLARIN GETİRECEĞİ 4-5 BİN TL'YE MUHTAÇ DURUMDALAR"

Türkiye İşçi Partisi İzmir İl Başkanı Orhan Kiper ise yaptığı değerlendirmede, çocukların tecrübe kazanmasından ziyade çocukların ucuz iş gücü olarak kullanılması için hazırlanmış bir proje olduğunu dile getirerek, “Ancak şöyle bir durum da var: MESEM, her ne kadar çocukları iş güvenliği olmadan en zor ve en ağır işlerde çalıştırsa da aileler, çocukların getireceği o 4–5 bin TL’ye muhtaç durumdalar. Burada en çok dikkat çekmemiz gereken noktalardan biri, MESEM’li çocukların ailelerinin bu emek sömürüsüne göz yummak zorunda bırakıldığı bir toplum düzeninin varlığıdır. Çünkü saray rejimi ve onun bakanları çok iyi biliyor ki bu işe aileler ve çocuklar muhtaç. Bu nedenle, yaşanan ölümleri bile çoğu zaman göz ardı edebilecek bir noktaya gelebiliyorlar” dedi.

"ARKADAŞLARIMIZIN YAPTIĞI İŞ GURUR DUYDUĞUMUZ BİR İŞTİR"

Konuşmasının sonunda ise Kiper, geçtiğimiz günlerde tutuklanan 16 TİP’li öğrenciye değinerek, “TİP’li öğrenciler de bu konu üzerine uzun zamandır çalışma yürütüyordu. En son olarak, Yusuf Tekin’in gündeme dair yapacağı bir çalıştayı, gayet anayasal haklarını kullanarak protesto etmek istemişlerdir. Ancak iddianamede de görüldüğü üzere, boyanın kişilerin solunumuna zarar verdiği gibi gerekçelerle arkadaşlarımız 15 gündür tutuklu bulunuyor. Bu nedenle, arkadaşlarımız hukuka aykırı bir şekilde; 8’i Bakırköy’de, 8’i Silivri’de olmak üzere cezaevinde tutulmaktadır. Arkadaşlarımızın yaptığı iş, bizim de altına imza attığımız ve gurur duyduğumuz bir iştir” ifadelerini kullandı.



Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...

Yorum Yaz

Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu

Siyaset Haberleri

Tümü

Sinem Dedetaş'tan ilk açıklama: Aklım ve kalbim...

Üsküdar Belediyesi'ne yönelik gerçekleştirilen operasyonda dün gözaltına alınan Belediye Başkanı...

20 saat önce

MHP'li Feti Yıldız'dan 'parti kapatma' açıklaması!

MHP'li Feti Yıldız, "Siyasi Parti Kapatma nedenlerine 'rüşvet ve yolsuzlukların odağı olmak' da...

21 saat önce

70 yıllık CHP'li Önder Sav, istifa ettiğini açıkladı!

70 yıldır CHP üyesi olan Önder Sav, partisinden istifa ettiğini ifade ederek, "Maalesef...

23 saat önce

Bayındır Belediye Başkanı Sakarsu, CHP'den istifa etti!

Bayındır Belediye Başkanı Savut Sakarsu, CHP’den istifa ederek YENİ Parti’ye geçti.

2 gün önce

Özel'den milletvekillerine talimat: CHP tartışmalarından...

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM)...

2 gün önce

CHP Selçuk'ta butlana pankartlı veda: Atanmış yönetime...

CHP Efes Selçuk'ta mutlak butlan kararının ardından ilçe başkanlığına atanan yönetim bugün görevi...

2 gün önce

Güzelbahçe Başkan Vekili Akın da YENİ Parti'yi seçti!

Güzelbahçe’de Başkan Vekili Ayşe Akın, CHP’den istifa ederek YENİ Parti’ye geçeceğini açıkladı.

2 gün önce

CHP'ye bir darbe de Tire'den geldi!

Mutlak butlan kararının ardından Özgür Özel tarafından YENİ Parti’nin kurulması ile İzmir’de...

2 gün önce

Başkan Kırgöz ve CHP İlçe yönetimi istifa etti!

Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz CHP’den istifa ederek YENİ Parti’ye geçti. CHP İlçe Başkanı...

2 gün önce

Çeşme’de CHP’den toplu kopuş: İlçe örgütü ve meclis...

CHP Çeşme İlçe Başkanı Dolunay Onur, ilçe yönetimi, kadın ve gençlik kolları yöneticileri ile...

2 gün önce

YENİ Parti'de grup yönetimi belli oldu!

YENİ Parti'de gerçekleştirilen kapalı grup toplantısının ardından Meclis grup yönetiminde görev...

2 gün önce

CHP Aydın'da 9 belediye başkanı istifa etti!

Aydın'a bağlı Efeler, Didim, Nazilli, Çine ve Germencik’in de bulunduğu 9 belediye başkanı ile...

2 gün önce