Tunç Soyer'den 'TOKİ' çıkışı: Bana ne diyebilirdim
Cezaevinde bulunan Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada kentsel dönüşüm sürecine neden öncelik verdiğini anlattı. Soyer "Konut imalatı ve kentsel dönüşüm işinin daha çok hükümetin – TOKİ’nin işi olduğuna dair toplumsal algıya yaslanarak hükümet yapsın bana ne diyebilirdim. (Galiba hala böyle düşünceler var.)” ifadelerini kullandı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik operasyonda tutuklanan Eski İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer, cezaevinden bir açıklama yayımladı. “Kentsel Dönüşüm” başlığıyla sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyuyla paylaştığı metinde, görevi süresince bu alanda neden adım attığını ve sürecin nasıl geliştiğini detaylarıyla açıkladı.
Soyer, açıklamasında kentsel dönüşüm konusunda harekete geçmemek için birçok nedeni olduğunu fakat tek bir sebebin “deprem”in bu süreci sahiplenmesi için yeterli olduğunu ifade etti. 30 Ekim 2020’de meydana gelen İzmir depremini anımsatan Soyer, “Bu gerçeklik, deprem dirençli bir kent yaratma ve kentsel dönüşüm konusunu ilk önceliğim haline getirdi” dedi.
Göreve gelmesinin ardından İzBB bünyesinde Deprem ve Afet Daire Başkanlığı’nı kurduklarını anımsatan Soyer, bu birime 200 milyon TL kaynak aktarıldığını ve ilerleyen süreçte Kentsel Dönüşüm Daire Başkanlığı’nın da bu yapıya bağlandığını ifade etti. Açıklamasında, İzmir’in yapı stoğunun yaşlı ve riskli olduğunu da vurgulayan Soyer, “İzmir merkezli bir depremde çok daha büyük kayıplar yaşanabileceği ihtimali kabusum haline geldi” ifadelerini kullandı.
Soyer, açıklamasının sonunda, kentsel dönüşüm sürecini sahiplenmesinin Cumhuriyet Savcılığı tarafından “dolandırıcılık” suçlamasıyla ilişkilendirildiğini ve bu sebepten tutuklandığını dile getirdi. Sürecin hukuki boyutuna dair savunmanın 19 Eylül’de yapılacağını vurgulayan Soyer, önümüzdeki günlerde insani, siyasi ve teknik boyutları kamuoyuyla paylaşacağını açıkladı.
Soyer'in açıklamasının tam hali ise şu şekilde:
KENTSEL DÖNÜŞÜM
“Bir işi yapmanın bir, yapmamanın bin sebebi vardır.” derler.
İzmir’de “Kentsel Dönüşüm” benim için tam da böyle bir mesele oldu. Kentsel dönüşüm süreçlerini akışına bırakmak ve bu konuda bir şey yapmamak için çok sebebim vardı. Bu sebepleri kullansam belki siyaseten eleştirilecek ama şimdi yargılanmayacaktım. Hepsini değil ama bir – iki tanesini yazayım.
1) İzBB’nin 2010 yılında başlayan kentsel dönüşüm alanlarında 2015 yılından beri ihaleye çıkılıyordu. Bunlara katılan olmuyor, İzBB de 3-5 ay sonra tekrar ihale yapıyor, yine kimse katılmayınca bu süreçler sür-git devam ediyordu. 2019’da göreve geldiğimde her alan için birçok ihaleye çıktık, sonuç aynı oldu. Ben de görev süremi pekala sonuç vermeyen bu ihaleleri yapmayı sürdürerek, “ihaleye çıktım ama kimse katılmadı” diyerek tamamlayabilirdim.
2) Konut imalatı ve kentsel dönüşüm işinin daha çok hükümetin – TOKİ’nin işi olduğuna dair toplumsal algıya yaslanarak hükümet yapsın bana ne diyebilirdim. (Galiba hala böyle düşünceler var.)
3) Pandemi ve depreme rağmen, görev sürem içinde, Metro’dan tramvaya, tarımdan turizme birçok alanda çok büyük adımlar atmıştık. Kentsel dönüşüme girişmesek, kamuoyu nezdinde görev onayı açısından büyük bir eksiklik hissedilmeyebilirdi. Ama benim vicdanımda işini yapmamış olmanın yarası ilelebet kalırdı.
Daha birçok sebep sıralayabilirim ama bir tek sebep bu işe el atmama yetti;
DEPREM.
Ben bu satırları yazarken yine deprem oldu, yine ihmaller gün yüzüne çıktı. Bu sebeple önce biraz hafıza tazelemeye ihtiyaç var.
30 Ekim İzmir depremi bildiğimiz gerçeği tokat gibi bir kez daha yüzümüze çarptı; İzmir bir deprem şehri ve maalesef yapı stoğu da çok eski. Aslında göreve başladığım ilk aylarda farkında olduğum bu gerçeklik nedeniyle İzBB bünyesinde Deprem ve Afet Daire Başkanlığı’nı kurdurmuştum. Henüz depremle yüzleşmemiştik ama depremi yaşayınca derhalbu Daire Başkanlığı’na 200 milyon lira aktarabildik ve bu Daire Başkanlığını kurarak ne kadar doğru bir iş yaptığımızı idrak ettik. İlerleyen yıllarda Kentsel Dönüşüm Daire Başkanlığını da bu birime bağlayarak bütüncül bir yaklaşım izledik.
İzmir’e 70 mil uzaklıkta Ege Denizi’nde meydana gelen bir deprem İzmir’de 118 can aldıysa, İzmir merkezli bir depremde çok daha büyük kayıplar yaşanabileceği ihtimali kabusum haline geldi. Bu düşünce ve bu kabus, deprem dirençli bir kent yaratma ve kentsel dönüşüm konusunu ilk önceliğim haline getirdi, belediyenin tüm diğer projelerinin önüne geçti.
İzmir’i dirençli bir kent haline getirme, can kurtartma “kastı” ve kararlılığı daha sonra Cumhuriyet Savcılığı tarafından “hile ve desise” ile toplumu aldatarak işlenen dolandırıcılık suçunun unsuru olarak kabul eden bir iddianame ile tutuklandım, cezaevine girdim.
Peki bu noktaya nasıl gelindi?
Olayın insani, siyasi, teknik ve hukuki 4 boyutu var.
Hukuki boyutuyla ilgili olarak, avukat arkadaşlarım, duruşma günü, 19 Eylül’de yapılacak savunmayı hazırlıyorlar. Ben burada insani, siyasi ve teknik boyutlarıyla ilgili bazı hususları 3 gün boyunca sizlerle paylaşmak istiyorum. Önce sizi sürecin başlangıcına, 30 Ekim depremi sonrasına götüreceğim. Yarın sürecin insani yani vicdani boyutunu anlatacağım.
Sağlıcakla kalın..!
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.
Benzer Haberler
TOKİ'den Çeşme ve Menemen'de 573 milyonluk satış!
TOKİ, 12-13-14 Ağustos tarihlerinde gerçekleştireceği müzayedede Türkiye genelinde 741 arsayı...
İzBB'den TOKİ'nin 'Mavişehir' satışına itiraz!
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından satışa çıkarılan...
Tuğçe Soysop'tan yeni tekli: "Kendini Bana Bırak"
Müzik ve sinema alanındaki üretimlerini uzun yıllardır sürdüren Tuğçe Soysop’un yeni teklisi...
Güncel Haberleri
TümüBaşkan Çiçek ve 15 şüpheli adliyeye sevk edildi!
Menderes Belediyesi'ne yönelik 'rüşvet' ve 'irtikap' soruşturması kapsamında gözaltına alınan...
İlkay Çiçek'in 'Whatsapp' krizine ilişkin ifadesi ortaya...
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü "rüşvet ve irtikâp" soruşturması kapsamında...
Hayat kurtaran baba, kızını şampiyonluğa hazırlıyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye eri Ramazan Karakoç, yangın ve kurtarma görevlerinde hayat...
Karşıyaka'da 'asansör' tartışması sürüyor: MMO'dan...
Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal'ın ilçedeki asansör denetimleriyle ilgili açıklamalarına...
Folkart Terra'da yaşam başladı!
Çeşme’de hayata geç en Folkart Terra projesinde yaşam...
Karşıyaka Meclisi'nde 'stadyum' tartışması: CHP'li...
Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, Zübeyde Hanım Stadyumu için belediyeye herhangi bir...
Buca’da iştiraklerin borcu 3 milyar TL'yi aştı!
Buca Belediyesi Ağustos Ayı Meclis Toplantısı'nda belediye iştiraklerinin yaklaşık 3,2 milyar...
Aziz Yıldırım'ın şikayeti üzerine ilk gözaltı!
Aziz Yıldırım'ın, kızı Yaz Yıldırım'ı sosyal medya üzerinden hedef alan hesaplar hakkında...
İlaçlama can aldı: Anne yoğun bakımda, çocuk hayatını...
Çanakkale'de yan dairede yapılan böcek ilaçlamasından sızan kimyasal nedeniyle zehirlendikleri...
6,5 yıldır bitmeyen adalet mücadelesi: Orhan Demirkafa...
İzmir'in Selçuk ilçesinde 3 Ocak 2020 tarihinde çalıştığı elektrik dağıtım şirketinde meydana...
Bakan Gürlek, Behçet Oktay'ın ailesiyle bir araya gelecek!
Adalet Bakanı Akın Gürlek, eski Özel Harekat Daire Başkanı Behçet Oktay'ın ailesiyle bugün...
Karşıyaka Stadı'nda son durum ne? İzBB'den sürece ilişkin...
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Karşıyaka Zübeyde Hanım Stadı’nın yapım sürecine ilişkin...
