Merdan Yanardağ Silivri’den yazdı: Tutuklanma operasyonunun arka planı
Katıldığı canlı yayında Abdullah Öcalan hakkında kullandığı ifadeler sebebiyle tutuklanan TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ın, tutuklandıktan sonra kaleme aldığı ilk yazısı yayımlandı. Yanardağ yazısında, “tutuklanma operasyonunun arka planını” anlattı.
TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, cezaevinden yazdığı ilk yazısından seçimlerde ve seçimlerin ardından benimsedikleri tutumdan iktidarın rahatsız olduğunu belirtti. Yanardağ, “Bize söylediler, olmayınca uyardılar, olmayınca tehdit ettiler. Geri çekilmedik. Geniş cumhuriyetçi kesimlere ulaşmamız, bu büyük demokratik potansiyeli içermemiz iktidarı çok tedirgin ediyordu. Operasyonun, tutuklamanın bir nedeni de budur diye düşünüyorum” dedi.
Seçimlerin ardından gözlerin çevrildiği CHP’deki değişim tartışmaları hakkında sergiledikleri tutuma işaret eden Yanardağ, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:
“Sağa savrulan partinin halkçı, kamucu ve cumhuriyetçi temeller üzerinden yeniden inşa edilmesi gerektiğini, bu bağlamda sola yönelmesinin kaçınılmaz olduğunu söyledik. Esas ve zorunlu olanın iktidarın ahlaki ve siyasal meşruiyetini sorgulamak olduğunu ifade ettik. Muhalefet alanındaki moral bozukluğunu, demokratik toplum havzalarındaki ‘yenilmişlik duygusunu’ dağıtmak için, ben özel olarak mücadele ettim. Bu tutumumuz birçok çevreyi rahatsız etti. Muhalefetin bu tutukluluğa karşı protestoda gecikmesinin nedenini bile burada aramak lazım. Dolayısıyla tutuklanmanın CHP’deki değişim tartışmalarıyla da bir ilgisinin olduğunu düşünüyorum.”
Yanardağ’ın BirGün’de bir kısmı yayınlanan yazısı şöyle:
"Eğer ulaştırabilirsem bu Silivri’den gönderdiğim ilk BirGün yazısı olacak. Artık durum cezaevi normallerine döndü sayılır. Kasıtlı olarak bayram tatiline denk getirildiğini düşündüğüm tutukluluğun ilk günlerinde ortalık ‘Kerbela’ gibiydi. Bütün yetkililer izinde ve kantin de kapalı olduğu için temel ihtiyaçlar bile ancak buradaki dostlarımızın büyük çabayla verdiği destek ve personelin iyi niyetli yaklaşımlarıyla çözdük. Yaklaşık bir hafta boyunca ne gazete ne kitap ne televizyon ne de saat vardı. Peçete, tuvalet kâğıdı gibi temizlik ve diğer ihtiyaç maddelerine bile ulaşmak zordu. Ancak bütün sorunları dayanışma ve dostluklarımızla aştık. Bu bizim büyük gücümüzdür.
Artık kâğıt, kalem de var kitap, televizyon da… Yani yazabilirim. O ‘tecrit’ günleri geride kaldı diyebiliriz. Geriye bir özgürlük kaldı elbette. Merdan Yanardağ da tutuklandığına, cezaevine atıldığına göre rejimin başı göğe ermiştir. Ülke daha demokratik, adil, mutlu ve zengin olmuştur. Kutluyorum kendilerini…
Silivri bu rejimin imgesidir. Zulmün, baskının, kumpas davalarının cumhuriyete, laikliğe, demokrasiye ve insanlığın ilerici birikimine saldırının simgesi. Buradan geçmek de bu rejim koşullarında neredeyse ülkenin aydınlarının, yurtseverlerinin, demokratlarının, sosyalistlerinin kaderi oldu adeta. Öyle ki bir gün gelecek burada kalmak bir prestij konusu olma halini alacak.
Tutuklanma hikâyem sanırım genel çizgileri ile biliniyor. Ben de yaptığım açıklamalarla olayı nasıl değerlendirdiğimi anlattım. Şimdi bu yerde tutuklama operasyonunun arka planını ve oyununa ilişkin kimi noktalara dikkat çekmeye ve bazı notlar düşmeye çalışacağım. Bir anlatım ve okuma konusu olsun diye maddeler halinde sıralayacağım.
Kuşkusuz bu operasyonun öncelikli hedeflerinden biri bağımsız medyaya gözdağı vererek otosansür uygulamasına zorlamak, hatta susturmaya çalışmaktır. Toplumu sindirmeye, seçimlerde ortaya çıkan büyük direniş potansiyelini geri çekilmeye yöneltmek, tehdit etmektir.
Tele1 yayınlarının çok geniş bir toplum kesimine ulaşması, siyasal yaşam ve mücadele süreçleri üzerinde etkili olması da bu operasyonun nedenlerinden biridir. Özellikle seçim öncesi ve sonrasındaki yayınların bu bakımdan radara girdiğini düşünüyorum. Sosyalistlerin, solcuların, emekten yana olanların, yurtseverlerin yoktan var ettiği bir televizyon kanalının başarılı olmasını hazmedemeyeceklerdi, öyle de oldu. İktidarı en çok zorlayan bir kitle iletişim kuruluşunu susturmak isteyeceklerdi. Ama başaramayacaklar, bunu herkes görecek…
Seçim sonrasında muhalif, bağımsız medyanın büyük bir bölümünün, iktidarın iftiralarını, kara propagandasını bir yana bırakıp, hile ve sahtekârlıkları unutup ülkenin demokratik ittifakına ‘neden kazanamadın’ diye sormasını da doğru bulmadık. Biz dikkati adil olmayan, anti-demokratik koşullarda yapılan seçimlere ve çalınan halk iradesine çektik. Yüzde 48’lik (gerçekte daha fazla) muhalefet ve direniş potansiyelinin değersizleştirilmesine itiraz ettik. İktidarı sınırlayacak tek güç olan (başka kalmadı) bu önemli demokratik blokunun dağıtılması operasyonuna direndik. Bu girişimin iktidar güdümlü olduğunu ortaya koyduk. Bu tutum ve yayın çizgimizin iktidarı çok rahatsız ettiğini biliyoruz. Bize söylediler, olmayınca uyardılar, olmayınca tehdit ettiler. Geri çekilmedik. Geniş cumhuriyetçi kesimlere (merkez sağdan sola kadar) ulaşmamız, bu büyük demokratik potansiyeli içermemiz iktidarı çok tedirgin ediyordu. Operasyonun, tutuklamanın bir nedeni de budur diye düşünüyorum.
Seçimlerden sonra yandaş ve gerici medyanın neredeyse tümünün CHP’deki değişim tartışmasına kitlenmesi; buraya kimi muhalif medya kuruluşları ve gazeteci dostlarımızın da katılması, dikkatleri iktidar üzerinden kaydırdı. Seçimlerde elde edemediği ‘ezici zafer’ böylece altın tepsi içinde sunulmuş oldu. Oysa bütün hileye-hurdaya, baskıya, iftiraya ve mülteci oylarına karşı ancak kıl payı kazanılan bir seçim vardı. Biz bu anlayışa da karşı çıktık, yayın eksenimizi öyle kurduk. Çünkü CHP’ye ilişkin değişim tartışmasının yönü ve kapsamı da belli değildi. Ayrıca bir partinin iç işlerine gazetecilerin bu ölçüde taraflı ve müdahil olmasını da mesleki bakımdan doğru bulmadık. CHP’deki değişimin ideolojik, politik ve örgütsel düzlemlerin tümünde gerçekleşmesi gerektiğini savunduk.
Sağa savrulan partinin halkçı, kamucu ve cumhuriyetçi temeller üzerinden yeniden inşa edilmesi gerektiğini, bu bağlamda sola yönelmesinin kaçınılmaz olduğunu söyledik. Esas ve zorunlu olanın iktidarın ahlaki ve siyasal meşruiyetini sorgulamak olduğunu ifade ettik. Muhalefet alanındaki moral bozukluğunu, demokratik toplum havzalarındaki ‘yenilmişlik duygusunu’ dağıtmak için, ben özel olarak mücadele ettim. Bu tutumumuz birçok çevreyi rahatsız etti. Muhalefetin bu tutukluluğa karşı protestoda gecikmesinin nedenini bile burada aramak lazım. Dolayısıyla tutuklanmanın CHP’deki değişim tartışmalarıyla da bir ilgisinin olduğunu düşünüyorum.”
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.
Benzer Haberler
Gözaltındaki CHP Silivri İlçe Başkanı Doruk Bulut...
Silivri Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan CHP Silivri İlçe...
'Casusluk' davasında ara karar verildi!
Ekrem İmamoğlu, Merdan Yanardağ, Necati Özkan ve Hüseyin Gün “Casusluk” Davası kapsamında bugün...
TEM'den TELE1'e operasyon: Gazeteci Yanardağ gözaltına...
TELE 1'e polis baskını yapıldı. Polislerin Merdan Yanardağ'ın odasında arama yaptığı, Merdan...
Güncel Haberleri
TümüYENİ Parti Manisa İl Başkanı Özalper tutuklandı!
YENİ Parti Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, yürütülen soruşturmada çıkarıldığı nöbetçi Sulh...
CHP - YENİ Parti arasında 'Whatsapp' krizi: Cemil Tugay...
CHP'den istifa etmesinin ardından yoluna bağımsız devam edeceğini dile getiren İzmir Büyükşehir...
Teğmenlerin komutanı Topsakal emekliliğe sevk edildi!
Kara Harp Okulu’ndaki kılıç çatma soruşturması kapsamında TSK’den ihraç edilen, açtığı davayı...
Gazze'de can kaybı 73 bine yükseldi!
İsrail ordusunun Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne gerçekleştirdiği saldırılarda hayatını...
İZENERJİ'den 968 milyonluk 'alışveriş kartı' ihalesi!
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin şirketlerinden İZENERJİ’nin yaklaşık 12 bin çalışanını kapsayan...
Karabağlar Meclisi'nde komisyonlar yeniden şekillendi
Karabağlar Belediyesi Ağustos Ayı Olağan Meclis Toplantısı'nın ikinci oturumu, Belediye Başkanı...
İzmir İtfaiyesi’ne 13,5 milyon Euro’luk teknoloji yatırımı
İzmir Büyükşehir Belediyesi, iklim kriziyle artan yangın risklerine karşı itfaiye teşkilatını...
Erdoğan'dan Mekke Ortak Savunma Anlaşması mesajı: Hiçbir...
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan...
Kuşadası Belediyesi soruşturmasında 15 gözaltı
Kuşadası Belediyesi'ne yönelik yürütülen "rüşvet" ve "irtikap" soruşturması kapsamında hakkında...
Başkan Çiçek hakkında tutuklama talebi!
Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek’in de aralarında bulunduğu 16 şüphelinin savcılıktaki...
Mahkemeden Ahbap Derneği kararı: Yönetimine kayyım atandı
Ahbap Derneği'nin feshi istemiyle açılan dava kapsamında mahkemeden dikkat çeken bir karar...
Kardeş Foçalar dostluk için buluştu: Nihat Dirim...
İzmir'in Foça ilçesinde 1989-1999 yılları arasında belediye başkanlığı yapan ve "efsane başkan"...
