ÖMER FARUK ALTIN / EGE’YE BAKIŞ – Birlik Sağlık-Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, Genel başkan yardımcısı Volkan Barın, İzmir Temsilcisi Mahmut Oğuz ve Üniversite Şube Başkanı Muhammed Danışkan, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü vesilesiyle İzmir’de basın mensuplarıyla bir araya geldi.Toplantıda 2025 yılında sağlık sektörüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Doğruyol, önemli açıklamalarda bulundu.“XRAY CİHAZLARININ HİÇBİR ANLAMI KALMAMIŞTIR”Hastanelerde sağlık çalışanlarının yaşadığı güvenlik sorununa değinen Doğruyol, “Maalesef 2025 yılı, genel sağlık çalışanları adına kayıp yılı olmuştur. Bugüne dek ‘sağlıkta şiddeti önleyeceğiz’ diye hep sözde ifadeler kullanılmış, ancak şiddetle ilgili hiçbir tedbir alınmamıştır. En son hatırladığımız X-ray cihazları hastanelere konmuştur. Fakat X-ray cihazlarıyla oradaki güvenlik önlemleri artmamış, aynı şekilde devam etmiştir. Çünkü X-ray cihazlarından geçen bir vatandaşı oradaki özel güvenlik arkadaşlarımızın yasal olarak arama yetkisi yoktur. Ondan dolayı X-ray cihazlarının hiçbir anlamı kalmamıştır” ifadelerini kullandı.“NE YAZIK Kİ ÖZELLEŞTİRMEYE DOĞRU GİDİYORUZ”Sağlık politikalarındaki özelleştirmelere ve şehir hastanelerine ilişkin eleştirilerde bulunan Doğruyol, “Biliyorsunuz, sendika olarak biz şehir hastanelerine karşı olduğumuzu her fırsatta dile getirdik ve getirmeye devam ediyoruz. 2025 yılında şehir hastanelerine ayrılan pay 125 milyar TL’ydi. Bu parayla 81 ilimizin hepsinde 500-600 yataklı eğitim ve araştırma hastanesi yapabiliyorduk. 2026 yılında ayrılan bütçe yüzde 53 artırıldı, yaklaşık 200 milyar TL. Sağlık harcamalarındaki pay da çok büyük miktarda arttı. Sağlık Bakanı’nın açıklamasına göre özel hastanelerin payı yüzde 27’ye ulaşmış. Bu da çok önemli bir rakam. Ne yazık ki sağlık politikaları olarak özelleştirmeye doğru gidiyoruz” diye konuştu.“BİRİLERİNİN CEBİNE PARA GİRME DERDİ OLMASA…”Şehir hastanelerinin rant odaklı olduğunu dile getiren Doğruyol, “Şehir hastanelerinde personel ihtiyacı genel olarak giderildi. Eğitim ve Araştırma Hastanelerindeki personellerden daha iyi durumda. Şehir hastaneleri için hep tekrarlıyorum; bizim ülkemizde Eğitim ve Araştırma Hastanelerinde yapılıp da şehir hastanelerinde yapılamayan bir şey yok. Şehir hastanelerinin bir özelliği yok. İzmir için söyleyecek olursak, Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılabilen her şey şehir hastanesinde de yapılıyor. Buradaki sıkıntımız ‘yap-işlet-devret’ mantığıyla yapılmış olması. Sonuç itibarıyla otoyol, köprü, havaalanı… Aynı mantık şehir hastaneleriyle. Zaman zaman bunu dile getirdik. Bizim ülkemizde eğer birilerinin cebine para girme derdi olmasaydı Türkiye’de bir tane şehir hastanesi açılmazdı” dedi.Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki sağlık politikalarına da değinen Doğruyol, “Bizim Cumhuriyetimizin ilk yıllarındaki sağlık politikalarımız çok iyiydi. Köylerde sağlık evi ebelerimiz vardı. Sağlık evi ebesi, o köydeki kadınların gidip danışabildiği insandı. Taşıma sistemiyle öğretmenlerimiz köyden alındı. Aile hekimliği sistemiyle ebelerimiz köylerden alındı. Köyler sadece imamların inisiyatifine kaldı. İmamlar da Allah’a emanet” ifadelerini kullandı.“YARIN BİR SAVAŞ OLSA İLAÇ MI DİLENECEĞİZ?”Konuşmasının devamında Doğruyol, ilaç fabrikalarının kapanmasına yönelik eleştirilerde bulundu.Doğruyol şu ifadeleri kullandı:“Hıfzıssıhhalarımız vardı. Orada aşılarımız üretiliyordu. Hepsini kapattık. Pandemi döneminde Hindistan’dan, Pakistan’dan, Çin’den aşı dilendik. Bizim hıfzıssıhhalarımız duruyor olsaydı kendi aşılarımızı üretmiştik; belki de dünyaya aşı ihraç etmiştik. Niye kapatıyoruz? SSK’nın ilaç fabrikaları da kapatıldı o dönemde. Sayın Bakan dedi ki ‘O dönem SSK’nın ilaçlarının payı yüzde 3-5’ti’ ama ilaçlar stratejik bir şey. Sonuçta yarın bir savaş olsa, diğer ülkeler bize ilaç vermese bunu biz dilenecek miyiz? Bazı stratejik alanlarda kar-zarar hesabı yapılmaz. Biz işi paraya döndürmemizden dolayı sıkıntılı bir durumda sağlık hizmeti sunmaya çalışıyoruz.”“BÖYLE ANORMAL UYGULAMALARDAN VAZGEÇMELİYİZ”Aile hekimlerinin sorunlarına değinen Doğruyol, “Aile hekimi arkadaşlar yıllarca ilaç yazma memuruydu. Şimdi her seferinde aile hekimi arkadaşlara yükleniliyor. Bir tane gebeyi kaçırmış arkadaşımız; hekimden 19 bin, hemşireden 8 bin TL para kesilmiş. Bizim aile hekimlerimiz bir kadının başında mı gezecek, bu ne yapıyor diye? Böyle bir şey olabilir mi? Mantıksız uygulamalar var. Böyle afaki, anormal uygulamalardan Sağlık Bakanlığının vazgeçmesi gerekiyor. Bu neden oluyor? Çünkü Sağlık Bakanı sağlık hizmetleri sunumunu siyasi rant olarak görüyor. ‘Ben buradan ne kadar oy alırım’ mantığıyla gidiyor” şeklinde konuştu.“SİYASETİN BU KURUMLARDAN ARINDIRILMASI LAZIM”Siyasi çıkarların sağlık kurumlarından arındırılması gerektiğine dikkat çeken Doğruyol, “112 nedir? Acil sağlık hizmeti sunan ekiplerimizdir. 112 trafik kazasına, kalp krizine gider; ölüm riski taşıyan vakalara gider. Ama 112, bir siyasinin yakınını İzmir’den alıp da Ankara’ya götürmez; hastane hastane gezdirmez. Siyasetin bu kurumlardan arındırılması lazım” dedi.Ege'ye Bakış
Sağlık
Yayınlanma: 09 Ocak 2026 - 11:57
Güncelleme: 09 Ocak 2026 - 13:43
Başkan Doğruyol'dan 'şehir hastanesi' çıkışı: Birilerinin cebine para girmese...
Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol öncülüğünde düzenlenen basın toplantısında sendika yetkilileri ile basın mensupları bir araya geldi. Basın mensuplarının 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nü kutlayan Doğruyol, sağlık sektöründe yaşanan sıkıntılara ilişkin önemli noktalara değindi.
Sağlık
09 Ocak 2026 - 11:57
Güncelleme: 09 Ocak 2026 - 13:43









