ÖMER FARUK ALTIN / EGE'YE BAKIŞ - İzmir'in göbeğinde bulunan Meles Deresi'ndeki kirlilik ve kirliliğin oluşturduğu kötü koku tartışmaları kent gündemindeki yerini korumaya devam ediyor.Artan sıcaklıklarla beraber kokunun daha da artmasına bölge sakinleri tarafından tepkiler büyürken, 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla AK Parti Konak İlçe Başkanı Mehmet Sait Başdaş, Meles Deresi önünde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
"BURASI İZMİR'İN KANAYAN YARASI"Başdaş açıklamasında geçmiş dönem belediye başkanlarının bu sorunu dile getirdiğini fakat sorunun çözülmediğini belirterek, "İzmir'in protokol caddesi burası; İzmir'e her gelen vatandaşın mutlaka geçtiği bir cadde. Buradan geçerken herkes pencerelerini kapatıyor ve her çıkışta "Bu İzmir'in hali ne?" diye soruyor. Tam 30 yıldır İzmir'i Cumhuriyet Halk Partisi yönetiyor ve her gelen belediye başkanı bu soruna yüzde 100 değinerek, "Ben düzelteceğim," demiştir. Sayın Aziz Kocaoğlu buraya beton dökerek, "Ben bu sorunu çözeceğim," demişti ama çözülen bir şey olmadı. Sayın Tunç Soyer de geldiğinde, "Ben burayı temizleyeceğim ve bu koku sorununu çözeceğim," demişti. Burası İzmir'in kanayan yarasıdır. Burası temizlenmediği sürece körfezin temizlenmesiyle ilgili herhangi bir işlem yapılamaz. Önce burası temizlenecek, sonra körfez temizlenecek" dedi.Çevredeki vatandaşlarının sağlıklarının tehdit altında olduğuna dikkat çeken Başdaş, "Şu andaki bu koku, sadece basit bir koku değil; insan sağlığına zarar verecek bir boyuta geldi. Bakın, biz 5 dakikadır burada maskesiz dahi duramıyoruz. Üstelik burası İzmir'in en hızlı gelişen bölgesi; gökdelenlerin dikildiği, rezidansların olduğu bir bölge ve İzmir'in kalbi. Ama maalesef hem İzmir Büyükşehir Belediyesi hem de Konak Belediyesi kulaklarını tıkamışlar; ne duyuyorlar ne de görüyorlar. Bakın, sivrisinekler etrafımızda uçuşmaya başladı bile. Yakında oturan vatandaşlarımız artık sağlık sorunlarıyla boğuşmaya başladılar. O yüzden ben, özellikle buradaki bütün basın mensubu arkadaşlarımdan rica ediyorum: Bunu Büyükşehir Belediye Başkanı'na da sorun. "Bu Meles Çayı ne olacak? İnsan sağlığına zarar verecek boyuttaki bu koku, bu olay ne olacak?" deyin" diye konuştu."İZMİR'İ YÖNETENLERİN ŞEHRİ BU HALE DÜŞÜRMEYE HAKKI YOK"Belediyenin dereye kireç dökmesinin kalıcı değil geçici bir çözüm olduğunu belirten Başdaş, İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik eleştirilerde bulundu. Başdaş şu ifadeleri kullandı:"Ben 1 aydır çağrıda bulunuyorum: "Ne olur gelin, havalar ısınmadan buraya bir çözüm bulun." diye. Ama tek yaptıkları gelip kireç dökmek. Bakın daha dün, ben basın bülteni geçtikten hemen sonra kireç aracını gönderdiler. İşte, araç burada. Şimdi bizi gördüler diye ayrıldılar, yoksa yine kireç dökeceklerdi. Kireç bir çözüm değil, bu sorunu çözmez; aksine sorunu daha da büyütür. Ancak Büyükşehir Belediye Başkanımız 2 yıldır çıkmış, hemen hemen her sorunu hükümete mal etmeye çalışıyor. Bu sorundan da yüzde 100 sıyrılmaya çalışıp der ki: "Ben Meles'i temizleyecektim ama hükümet izin vermiyor." ya da "Krediye izin vermiyor." der. Ya, bu artık örtbas edilecek bir olay değil! İzmir'deki hiçbir vatandaş buradan geçtiğinde bu kokuyu duymak zorunda değil. İzmir'i yönetenlerin, şehri bu duruma düşürmeye kesinlikle hakkı yok""EYLEMİ SIRF BU KOKU YÜZÜNDEN SONLANDIRDILAR"Geçtiğimiz aylarda Meslek Fabrikası'nın önünde başlatılan eylemlerin deredeki kokudan dolayı son bulduğunu öne süren Başdaş, "Artık şu koku çekilmez bir hal aldı! Buraya ne Büyükşehir Belediye Başkanı ne de Konak Belediye Başkanı gelmiştir. 1 ay önce burada bir eylem yaptılar, 15 gün sürdü. 15 günün sonunda eylemi sırf bu koku yüzünden sonlandırdılar. Çünkü çekilecek bir koku değil. Kendilerine bir bahane bulup sırf bu kokuyu çekmemek için buradan kaçtılar" dedi.
"ASIL ÇEVRECİLİK BURAYI ESKİ HALİNE GETİRMEKTİR"Büyükşehir Belediyesine çevrecilik üzerinden eleştirilerde bulunan Başdaş, "Artık bahane üretecek zaman değil. Bakın, ne güzel yeşil alanlar var. İnsanlar gelip oturup bu temiz havayı, yani bu denizin kokusunu içine çekeceğine, buradan geçmek bile imkansız hale geldi. Bu mu sizin çevreciliğiniz? Çevreci demek, sosyal medyada bir iki tane fotoğraf paylaşmakla olmaz. Asıl çevrecilik, burayı eski haline getirmektir. Eskiden burası bir sürü canlıya, kuşa ev sahipliği yapıyordu" diye konuştu."ÖNÜMÜZDE BİR ESKİŞEHİR ÖRNEĞİ VAR"Konuşmasının sonunda Eskişehir'de yer alan Porsuk Çayı'nı örnek gösteren Başdaş şu ifadeleri kullandı:"Önümüzde bir Eskişehir örneği var. Bakın, Eskişehir örneği var; orası da Cumhuriyet Halk Partili bir belediye ama vatandaşlar orada gondollarla geziyor. Burası da Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminde ama burada kulaklarını tıkamışlar, gözlerini kapatmışlar; hiçbir şey görmüyorlar, hiçbir şey duymuyorlar, buradaki kokuyu bile hissetmiyorlar. Sadece kendi koltukları, kendi iç savaşları yüzünden bütün çileyi çeken İzmirli hemşehrilerimiz oluyor"Ege'ye Bakış
"BURASI İZMİR'İN KANAYAN YARASI"Başdaş açıklamasında geçmiş dönem belediye başkanlarının bu sorunu dile getirdiğini fakat sorunun çözülmediğini belirterek, "İzmir'in protokol caddesi burası; İzmir'e her gelen vatandaşın mutlaka geçtiği bir cadde. Buradan geçerken herkes pencerelerini kapatıyor ve her çıkışta "Bu İzmir'in hali ne?" diye soruyor. Tam 30 yıldır İzmir'i Cumhuriyet Halk Partisi yönetiyor ve her gelen belediye başkanı bu soruna yüzde 100 değinerek, "Ben düzelteceğim," demiştir. Sayın Aziz Kocaoğlu buraya beton dökerek, "Ben bu sorunu çözeceğim," demişti ama çözülen bir şey olmadı. Sayın Tunç Soyer de geldiğinde, "Ben burayı temizleyeceğim ve bu koku sorununu çözeceğim," demişti. Burası İzmir'in kanayan yarasıdır. Burası temizlenmediği sürece körfezin temizlenmesiyle ilgili herhangi bir işlem yapılamaz. Önce burası temizlenecek, sonra körfez temizlenecek" dedi.Çevredeki vatandaşlarının sağlıklarının tehdit altında olduğuna dikkat çeken Başdaş, "Şu andaki bu koku, sadece basit bir koku değil; insan sağlığına zarar verecek bir boyuta geldi. Bakın, biz 5 dakikadır burada maskesiz dahi duramıyoruz. Üstelik burası İzmir'in en hızlı gelişen bölgesi; gökdelenlerin dikildiği, rezidansların olduğu bir bölge ve İzmir'in kalbi. Ama maalesef hem İzmir Büyükşehir Belediyesi hem de Konak Belediyesi kulaklarını tıkamışlar; ne duyuyorlar ne de görüyorlar. Bakın, sivrisinekler etrafımızda uçuşmaya başladı bile. Yakında oturan vatandaşlarımız artık sağlık sorunlarıyla boğuşmaya başladılar. O yüzden ben, özellikle buradaki bütün basın mensubu arkadaşlarımdan rica ediyorum: Bunu Büyükşehir Belediye Başkanı'na da sorun. "Bu Meles Çayı ne olacak? İnsan sağlığına zarar verecek boyuttaki bu koku, bu olay ne olacak?" deyin" diye konuştu."İZMİR'İ YÖNETENLERİN ŞEHRİ BU HALE DÜŞÜRMEYE HAKKI YOK"Belediyenin dereye kireç dökmesinin kalıcı değil geçici bir çözüm olduğunu belirten Başdaş, İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik eleştirilerde bulundu. Başdaş şu ifadeleri kullandı:"Ben 1 aydır çağrıda bulunuyorum: "Ne olur gelin, havalar ısınmadan buraya bir çözüm bulun." diye. Ama tek yaptıkları gelip kireç dökmek. Bakın daha dün, ben basın bülteni geçtikten hemen sonra kireç aracını gönderdiler. İşte, araç burada. Şimdi bizi gördüler diye ayrıldılar, yoksa yine kireç dökeceklerdi. Kireç bir çözüm değil, bu sorunu çözmez; aksine sorunu daha da büyütür. Ancak Büyükşehir Belediye Başkanımız 2 yıldır çıkmış, hemen hemen her sorunu hükümete mal etmeye çalışıyor. Bu sorundan da yüzde 100 sıyrılmaya çalışıp der ki: "Ben Meles'i temizleyecektim ama hükümet izin vermiyor." ya da "Krediye izin vermiyor." der. Ya, bu artık örtbas edilecek bir olay değil! İzmir'deki hiçbir vatandaş buradan geçtiğinde bu kokuyu duymak zorunda değil. İzmir'i yönetenlerin, şehri bu duruma düşürmeye kesinlikle hakkı yok""EYLEMİ SIRF BU KOKU YÜZÜNDEN SONLANDIRDILAR"Geçtiğimiz aylarda Meslek Fabrikası'nın önünde başlatılan eylemlerin deredeki kokudan dolayı son bulduğunu öne süren Başdaş, "Artık şu koku çekilmez bir hal aldı! Buraya ne Büyükşehir Belediye Başkanı ne de Konak Belediye Başkanı gelmiştir. 1 ay önce burada bir eylem yaptılar, 15 gün sürdü. 15 günün sonunda eylemi sırf bu koku yüzünden sonlandırdılar. Çünkü çekilecek bir koku değil. Kendilerine bir bahane bulup sırf bu kokuyu çekmemek için buradan kaçtılar" dedi.
"ASIL ÇEVRECİLİK BURAYI ESKİ HALİNE GETİRMEKTİR"Büyükşehir Belediyesine çevrecilik üzerinden eleştirilerde bulunan Başdaş, "Artık bahane üretecek zaman değil. Bakın, ne güzel yeşil alanlar var. İnsanlar gelip oturup bu temiz havayı, yani bu denizin kokusunu içine çekeceğine, buradan geçmek bile imkansız hale geldi. Bu mu sizin çevreciliğiniz? Çevreci demek, sosyal medyada bir iki tane fotoğraf paylaşmakla olmaz. Asıl çevrecilik, burayı eski haline getirmektir. Eskiden burası bir sürü canlıya, kuşa ev sahipliği yapıyordu" diye konuştu."ÖNÜMÜZDE BİR ESKİŞEHİR ÖRNEĞİ VAR"Konuşmasının sonunda Eskişehir'de yer alan Porsuk Çayı'nı örnek gösteren Başdaş şu ifadeleri kullandı:"Önümüzde bir Eskişehir örneği var. Bakın, Eskişehir örneği var; orası da Cumhuriyet Halk Partili bir belediye ama vatandaşlar orada gondollarla geziyor. Burası da Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminde ama burada kulaklarını tıkamışlar, gözlerini kapatmışlar; hiçbir şey görmüyorlar, hiçbir şey duymuyorlar, buradaki kokuyu bile hissetmiyorlar. Sadece kendi koltukları, kendi iç savaşları yüzünden bütün çileyi çeken İzmirli hemşehrilerimiz oluyor"Ege'ye Bakış 







